Tanıma ve Tenfiz Davası Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Tanıma ve Tenfiz Davası Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Yurtdışında açılmış ve sonuca bağlanmış olan boşanma davaları, maalesef ülkemiz hukuk sitemi içerisinde kabul görmüyor. Davanın sonuçlandığı ülkeye göre bekar olan kişi, ülkemizde halen evli gözükürken; bu durum miras, yeniden evlenme gibi işlemler için sorun teşkil edebiliyor. Olası sorunu çözebilmek adına açılan tanıma ve tenfiz davası, kişinin Türkiye nezdinde de bekar gözükmesini sağlar. Medeni yapı içerisinde bekar gözüken kişi: miras, yeniden evlenme gibi farklı konularda sorun yaşamaz.

Gerekli Belgeler

Açılacak olan tanıma ve tenfiz davası için bazı belgelerin varlığı, oldukça büyük önem arz eder.

  • Boşanmanın gerçekleşmiş olduğu yabancı mahkemede alınan karanın aslı
  • Verilen boşanma kararının kesinleşmiş olduğu belirten şerh veya apostil şerhi
  • Verilen boşanma kararının yeminli tercüman tarafından çevrilmesi, çevrilen tercümenin noter ya da konsolosluğa onaylatılması
  • Boşanan kişilerin nüfuz cüzdanı veya pasaport fotokopileri
  • Davanın görülmesi için tutulacak olan avukata dair vekaletname

Belirtilen belge ve bilgiler, davanın Türkiye’de açılabilmesi için katiyetle temin edilmelidir; aksi takdirde davanın sürdürülmesi imkansız hale gelir ki bu durumda arzu edilen boşanma gerçekleşmez. Yabancı ülkede yapılmış olan boşanmayı Türkiye’de tanımlayabilmek için Aile Mahkemesi’ne başvurulur. İzmir, İstanbul, Ankara’da bulunan mahkemeler dava açılabilecek durumda olup; kişi Türkiye’de yaşamıyorsa avukatına vekalet vermeli, bu sayede dava sürecini gerçekleştirmelidir.

Hangi Ülkeler?

Ülkemizde açılacak olan tanıma ve tenfiz davası,

  • Almana, Hollanda, İngiltere, Avusturya, İsviçre, Belçika, Fransa, Norveç, Macaristan, İtalya, İspanya, Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya, İsveç, Slovakya, Gürcistan
  • Amerika Birleşik Devletleri, Kanada,
  • Avusturalya
  • Azerbaycan, Türkmenistan, Rusya, Japonya, Çin
  • Mısır gibi ülkelerde geçerli olur.

Davanın dikkatli bir şekilde incelenmesi ve takip edilmesi, oldukça büyük önemde olup; ileride yaşanacak olası negatiflikleri öncesinde önler.

İş Kazası Tazminat Davaları

İş Kazası Tazminat Davaları

İşçilerin iş yerinde çalışmakta olduğu sıralarda veya iş yeri dışında iş maksadı ile bulundukları sırada başlarına gelen kazalara iş kazaları denmektedir. İş kazalarının gerçekleşmesi iş yerinde çalışma sırasında olabileceği gibi işverenin emri doğrultusunda farklı bir yerde çalışma sırasında da meydana gelebilmektedir. İş kazalarından sonra işçinin bedensel veya ruhsal bütünlüğünün zarar görmesi gerekmektedir. İş kazalarından sonra işverenin almak ile yükümlü olduğu güvenlik önlerinin alınmaması durumlarında işçinin işverene iş kazası tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır. Maddi ve manevi tazminat davaları yanında, ceza davası da açılabilmektedir. Çalışanların uzlaşma ile zararların tazmini yönünde de dava açabilmektedir. Her iki davada iş mahkemelerine açılacaktır.

Çalışanların ve işverenlerin yasal düzenlemeleri ülkemizde İş Kanunu ile düzenlenmektedir. Bu konun gereğince oluşacak hukuksuzluklara iş mahkemesi bakmaktadır. Bu kanunu en şekilde bilen ve davalara giren avukatlar da iş hukuku avukatları olmaktadır. İş kazası yaşayarak tazminat talep isteyen çalışan iş kazası avukatı yardımı ile gerekli mahkemeye başvuru yapabilir ve işveren hakkında tazminat ve ceza davaları açabilir. İş kazalarının oluşmasındaki kusurun işverende olması durumunda bu davalar işverene açılmaktadır. Ancak bazı durumlarda güvelik tedbiri alması gereken 3. Şahıslarda bulunabilmektedir. Bu durumlarda tazminat konusunda bu şirketler veya kişiler sorumlu tutulabilmektedir. İş Kazalarından sonra çalışanın uğradığı zarar davalıdan talep edilmektedir.

İş kazası nedeni ile oluşacak maddi ve manevi kayıplar nedeni ile davalarda tazminat talep edilmektedir. Bunlar; işçinin tedavi giderleri, işçinin kazanç kaybı, kaza sonrası çalışma kaybı, sonrasında ekonomik sorunlar yaşaması ve ölümü halinde de cenaze masrafları alınabilmektedir. Açılacak iş kazası manevi tazminat davalarında da kaza sonrasında yaşanılan manevi zararların giderilmesi için işlemler yapılacaktır. Açılacak iş kazası davaları birçok yönden karmaşık olabilmektedir. Sonuçlanmasında kazanın oluş sebebi ile alakalı bilirkişi raporları da istenebilir. Bu durumlar davanın uzamasına neden olabilmektedir. Ancak davalara deneyimli iş hukuku avukatlarının bakması ile sürecin kısalması mümkün olabilmektedir. Kolay bir şekilde davaların sonuçlanması konusunda delillerin toplanması ve tanıklar ile bunların mahkemeye sunulması önemlidir.

İş Hukuku Avukatı Yanınızdaysa Sorun Yok

İş Hukuku Avukatı Yanınızdaysa Sorun Yok

Hukukun hayatın genelini bir düzen içerisinde yürüttüğünü düşünürsek iş alanında dahi onun varlığı ile hareket etmemiz gerektiğini anlar ve bu şeklide mevcut olan yolumuza devam ederiz. İş hukuku içerisinde işçi, işveren olmak üzere her iki tarafa da lazım olan iş hukuku avukatı, konu hakkında uzmanlık gösteren kişilerin şilti olarak karşımıza çıkar. İş hukuku, bazı durumlarda evrensel normlar içerisinde basit ifadeler ile herkese malum olurken; bazı durumlarda uzmanlık gerektiren noktaları taşır. Hukuk sınırları içerisinde olan bir durum, sanıldığının aksine toplumun geniş kesimlerince bilinmediği için yasaların işçilere tanıdığı hakların birçoğu onlar tarafından layıkıyla kullanılmaz. Ay durum, işveren için de geçerli olup; o da kendisine verilen haklardan bilinçsiz yaklaşımı nedeniyle tam olarak yararlanamaz.

Hangi Konularda Dava Açılır

İş hukuku içerisinde, çok ayrı konular üzerinde dava açılabilir; fakat her davanın kendisine özgü stratejik yöne olduğu için alanında uzman olan iş hukuku avukatı ile değerlendirilmesi gerekir. Çizilen yol haritası:

  • Ağır çalışma durumu
  • Maddi yükümlülükteki eksiklik
  • Hak ihlali
  • Maddi ve manevi tecavüz

Gibi birbirinden farklı birçok konuyu içerebilir. Konunun içeriği her ne kadar farklı olsa da temelinde işçi olan bireyin çalışma hayatına kast etmesi gözlenir. İşçinin insan haklarının ihlal edildiği ortamdaki çalışma yaşantısı, davanın açılması için yeterli bir sebep olur.

Sonuca Gidiş

Açılan her dava, farklı stratejilerin izlenmesi ile ayrı noktalara taşınır. Bu konuda işçinin yanında olan iş hukuku avukatı, uzmanlık alanınca doğru olan prensipleri ortaya koymaya ve arzu edilen hak eşitliğini sağlamaya çalışır. Genel bir süre verilmesinin mümkün olmadığı durum, davanın kendi iç yapısına göre değişiklik gösterir; gerekli bilgilerin ışığında daha hızlı ilerler.

İş Hukuku Avukatı

İş Hukuku Avukatı

Çalışma hayatını düzenleyen birçok yasa bulunmaktadır. Bunlar ile iş hayatı, işverenlerin hakları, işçilerin hakları, alacaklar ve tazminatlar ile kıdem tazminatları gibi birçok farklı konuyu içermektedir. Ülkemizde İş Kanunu gereğince tüm çalışma hayatı belirli bir yasal temel üzerinde yürütülmektedir. Bu alanda yaşanacak anlaşmazlıklar ve sorunlarda İş Kanunu düzenleyici olarak devreye girecektir. Bu konuda açılacak davalar içinde iş hukuku avukatı tarafından yardım alınabilmektedir. Oldukça detaylı bir kanun olması nedeni ile deneyimli ve alanında başarılı avukatlar ile davaların açılması ve yürütülmesi sonuç alma konusunda önemli bir avantaj sağlayacaktır. İş hayatındaki birçok konu iş hukuku içerisinde yer almaktadır. Bu sebeple iş konusundaki tüm sorunlar ve anlaşmazlıkları için iş mahkemelerine başvuru yapılmalıdır.

Özellikle iş kazaları ve sonrasındaki tazminat konularında iş hukuku avukatlarından yardım alınarak dava dosyasının hazırlanması ve davanın açılması gerekmektedir. İş kazalarındaki kusurun belirlenmesi ve güvenlik önlemleri gibi detayların incelenmesi oldukça önemli olacaktır. Ayrıca meslek hastalıkları ve bu sebepler ile alınacak tazminatlar konusunda da iş davası avukatları tarafından davanın başlatılması ve sürecin yönetilmesi önemlidir. Davalardan olumlu sonuç alınması için yasaların iyi bilinmesi ve mahkeme usullerinin iyi bilinmesi gerekmektedir. Bu konuda oldukça detaylı olan ve büyük çoğunlukla karşı tarafında avukatının olduğu davalara avukat ile çıkmak önemli avantaj sağlayacaktır. İş Kanunu kapsamına giren tüm konular hakkında iş hukuku avukatlarından yardım alabilirsiniz.

İş hukuku ve İş Kanunu ile alakalı olarak açılan davaların büyük çoğunluğundan iş iade konuları gündeme gelmektedir. İşten çıkartmanın yasal dayanakları olmaması durumlarında işçi avukatı yardımı ile açılacak davalarda işe alınma konusunda olumlu sonuçlar alınabilmektedir. Bunun yanında kıdem tazminatı ve işçilerin alacaklarının tahsili konusunda da iş hukuku avukatları sizlere yardımcı olmaktadır. Çalışılan yerlerden yıllık izin alacakları, fazla mesai alacakları ve ödenmemiş maaşların alacakları konusunda da bu mahkemelere dava açılabilmektedir. İş Mahkemelerine açılacak her dava için iş hukuku avukatlarından yardım alınabilmektedir. Davaların kısa sürede tamamlanması ve olumlu bir netice alınması konusunda iş hukuku avukatlarının davaya katılması fayda sağlayacaktır.

İcra Hukuku

İcra Hukuku

İcra hukuku, borcunu ödemeyen kişinin taşınır ve taşınmazlarına alacaklının talebi üzerine el konulmasını konu alır. İcra işlemleri icra teşkilatı tarafından yürütülür. Bu teşkilat icra ve iflas daireleri, Yargıtay’ın icra dairelerini, cumhuriyet savcılıklarını, genel mahkemeleri ve polisi kapsar.

İcra hukuku icra işleminin yapılmasının yanı sıra, yapılan icra işlemine karşı şikayetleri ve itirazları ve iflas denetimini de kapsar. İcra avukatları icra işlemleri ile ilgili davalar ile ilgilenirler. İcra takibi, borcu olan kişinin borcunun alacaklıya ödetilmesidir. İlamlı ve ilamsız olmak üzere iki tip icra takibi yöntemi bulunmaktadır. İlamlı takip için mahkemeden ilam alınarak süreç başlatılır. İlamsız takipte alacaklı yetkili icra dairesine ödeme emri çıkarttırır.

İlamsız İcra Takibi Nedir?

İlamsız icra takibi para ve teminat türündeki alacaklar içindir. Bu tür icra takibinde mahkemeden ilam çıkartılmaz ve borçluya doğrudan ödeme emri gönderilir. Borcun ödenmesi İcra İflas Kanunu’nun 42. Maddesinde belirtildiği üzere haciz yoluyla, rehnin paraya çevrilmesiyle veya iflas yolu ile olur.

Borçlular icra avukatları vasıtası ile icra takibine karşı dava açabilirler. İcra takibi belirli olduktan sonra yedi gün içinde borçlu icra takibine borcun tamamı ya da bir kısmı için itiraz edebilir. Ayrıca borçlunun itirazından sonra alacaklı da itirazın kaldırılması için dava açabilir.

Ankara İcra Avukatları

İcra sürecinde takip talebi, borca itiraz, borçlu ya da alacaklının şikayeti süreçlerini içermektedir. Ayrıca icra süresi içerisinde yaşanacak alacaklı ya da borçlunun vefat etmesi ya da iflas etmesi gibi durumlarda uygulanacak hukuki süreçler farklılık göstermektedir. Ankara İlk-Ay Hukuk Bürosu İcra avukatları  ile icra hukuku konusunda da hizmet sunmaktadır.

Alacaklının talebi üzerine mahcuz mallar paraya çevrilebilir. Taşınır mallar bir yıl taşınmazlar ise iki yıl içinde paraya çevrilebilir. Ayrıca icra takibi süresince borçlunun öldüğü durumlarda mirasçılarını ilgilendiren farklı bir süreç başlamış olur. Borçlu ödeme emrini aldıktan sonra yedi gün içinde yazılı ya da sözlü olarak icra dairesine itirazda bulunabilir. Alacaklı ise bu süreçten sonraki altı ay içerisinde borçlunun itirazının kaldırılmasını isteyebilmektedir.

Hukuk Büroları

Hukuk Büroları

Hukuk büroları avukatlık mesleğinin kurallarına uygun olarak çalışan kurumlara danışmanlık hizmeti vermenin yanı sıra birey ve kurumların dava takip işlerini yürüten bürolardır. Hukuk büroları avukatlık ruhsatına sahip kişiler tarafından açılırlar. Bu ruhsata sahip bir avukat her tür davayı alabilir, fakat yine de her avukatın daha iyi bildiği ve uzman olduğu bir konu vardır. Hukuki süreçlerinizde davanız ile ilgili alanda uzman avukatlar ile çalışmak süreci en iyi şekilde yönetmenizi sağlayacaktır.

İyi Bir Hukuk Bürosunun Özellikleri

Hukuk büroları avukatlık mesleği etiğine göre çalışır ve hizmet verirler. Avukatlık mesleğinin kuralları gereğince yaptığı iş ile ilgili müvekkilini bilgilendirir. Ayrıca yapılacak iş ile ilgili masraf konusunda da bilgilendirme yapar. Hukuk bürosunda çalışan avukatlar müvekkillerinin bilgilerini gizli tutarlar. Müvekkil tarafından avukat ile paylaşılan özel bilgiler avukat tarafından saklanır. Ayrıca hukuk bürosu menfaati birbiriyle çelişen iki kişinin davasına bakamaz.

Hukuk bürolarındaki avukatlar kendilerine bildirilen hukuki sorunları önce analiz eder, sonra yasaların gerektirdiği şekilde çözerler. Avukatın belirlediği tür davayı seçme hakkı bulunmaktadır. Bir davayı kabul etmeye zorlanamaz.

Ankara Hukuk Büroları

Ankara Hukuk büroları kurumlara hukuki danışmanlık hizmeti vermenin yanı sıra kişi ve kurumların dava süreçlerini de yürütmektedir. İlk-Ay Hukuk Bürosu Ankara’da faaliyet göstermekte, hukuki süreçlerde hızlı ve etkili çözümler sunmaktadır. Aile hukuku kapsamında boşanma, aldatma, velayet, nafaka, babalık ve evlilik sözleşmesi konularında Ankara’da hizmet vermektedir.

İlk-Ay Hukuk Bürosu, bilişim ve internet hukuku alanında da hizmet vermektedir. Verilere izinsiz erişim, çalınan bilgilerin yayınlanması, bilişim yolu ile taciz ve tehdit suçu takibi, internet bankacılığı ile ilgili tazminat davaları, alan adı uyuşmazlıkları, kişisel bilgilerin çalınması ya da değiştirilmesi, elektronik belge hazırlanması, internet erişim yasakları, elektronik belge hazırlanması ve e-ticaret siteleri için kullanıcı sözleşmeleri konularında müvekkillerine hizmet vermektedir.

İş hukuku ile ilgili davalar da hizmet verilen alanlar arasında yer almaktadır. İşçinin alacak davaları, kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin ücretleri, ödenmemiş ücretler ve fazla mesai ücretleri hukuki danışmanlık yolu ile işverenden talep edilerek işçinin mağduriyeti giderilebilir.

Bankalardan Kredi Dosya Masraflarını Geri Alma

Bankalardan Kredi Dosya Masraflarını Geri Alma

Çoğunlukla acil ve zorunlu olarak paraya ihtiyaç duymakta olduğumuz zamanlarda başvurduğumuz banka kredileri bizleri dosya masrafı ücreti, yapılandırma ücretleri ve kredi tahsili gibi çok sayıda haksız ekstra ücret ile karşı karşıya bırakmaktadır. İşimizin görülmesi ve işlemlerimizin halledilmesini istediğimizden dolayı itiraz etmediğimiz veya o anda önemsememekte olduğumuz bu ekstra ücretler özellikle biriktikçe son derece ciddi rakamlara kadar ulaşabilmektelerdir. Bu konu ile ilgili haksızlığın kaldırılması için bir karar almış olan Yargıtay bankaların bir işletme olduklarını ve vermekte oldukları her işleme karşılık bir ücret talep edebileceklerini ancak bunun tarafların adil şartlarda imzalamış oldukları bir anlaşma ile gerçekleşmesi gerektiği kararını çıkarmıştır. Kısaca Yargıtay kredi işlemlerinde yapılmakta olan anlaşmalar sırasında bireylerin banka anlaşmasını dikkatlice okumadan işlemler bitsin diye yapmakta olduğu anlaşmaların uzlaşmalar gerçekleştirilmeden yapılması nedeni ile belirli bölümlerini geçersiz kılmaktadır.

Bir neyi haksız kazanç oluşturmakta olan bu ücretlerin ilgili bireylere ödenmesi için ilgili kanun çıktıktan sonra bu durumdan şikâyetçi olan herkesin aklındaki soru ise önceden yapılmış olan kredi anlaşmaları da yasa çerçevesine girecek mi? Sorusu olmakta. Bu sorunun yanıtı ise evet gerekli işlemleri yaptığınız takdirde yasadan önce almış olduğunuz banka kredilerinde yaptığınız anlaşmalar sonucunda ödediğiniz tüm dosya masrafı ücreti gibi Yargıtay tarafından haksız kazanç olarak belirtilmiş olan tüm ödemelerinizi kesintisiz olarak bankanızdan geri alabilmektesiniz. Bu gibi durumlar da paranızı geri alabilmeniz için tek gerekli olan tek şey ise 2200 tl altındaki kredi dosya masrafı ücreti gibi ödemeleriniz için kaymakamlıklarda bulunan tüketici hakem heyetlerine, 2200 tl üzerindeki tüm ödemeleriniz için ise ilinizde bulunan tüketici haklarına başvuruda bulunmanız gerekmektedir. Yapmış olduğunuz başvuruların kabul edilmesi durumunda konu ile ilgili tarafınıza bir ödeme kararı alınıyor ve bankaların bu karara uymaları gerekmektedir. Ancak bireysel olarak dosya masrafı ücreti geri alma gibi ödemeleri bankalar oldukça uzun süreler geciktirebilmektelerdir. Bu sebepten dolayı yetkili bir avukat aracılığı ile yapılması tavsiye edilmekte olan bu işlem için avukatlar tarafından herhangi bir ücret talep edilmemekte, tüm avukat ücretleri de bir içre talebi ile bankaya gidildiğinden dolayı bankalardan alınmaktadır.

Dosya Masrafı İadesi

Dosya Masrafı İadesi

Günümüzde ekonomik durum birçok insanı bankalardan kredi almaya itmektedir. Bireysel olarak veya kurumsal olarak birçok farklı alanda kredi çekilmektedir. Bu kredilerin alınması sırasında birçok prosedür işlemektedir. Bunlardan birisi de dosya masrafı olarak kredi alacak kişiye yüklenen bir maliyet olmaktadır. Bu maliyet konusunda Yargıtay haksız bir şekilde alındığına ve dosya masrafı iadesi almak edilmesine karar vermiştir. Bu kapsamda geçmişe dönük 10 yıl içerisinde alınan dosya masrafı adı altındaki ödemeler bankalardan kredi veren kurumlardan geri alınabilecektir. Bu konuda da vatandaşların yapması gereken bazı prosedürler bulunmaktadır. Bunlardan ilki dosya masrafının ödendiğine dair bir dekontun bulundurulması olmaktadır. Dosya masrafının iade edilmesi konusunda bu dekont mecburidir.

Günümüzde bankalar ve kredi kurumları televizyon reklamları dahi yaparak kredi kullanılmasını teşvik etmektedir. Bankaların belirli faizler ile verdiği bu krediler farklı alanlarda kullanılmaktadır. Bu sebeple kullanım alanlarına göre farklı isimler ile ifade edilmektedir. Taşıt kredisi, konut kredisi ve ihtiyaç kredisi en çok kullanılan kredi tipleri olmaktadır. Bu kredilerin kullanılması ile kişilerden alınan dosya masrafı iadesi almak için kredi tutarının boyutu ile ilçe veya il hakem heyetlerine başvuru yapılması gerekmektedir. Kredi tutarı 2200 TL değerinden düşük ise ilçe heyetine başvuru yapılmalıdır. Kredi 2200 TL değerinden yüksek ise ile hakem heyetine başvuru yapılacaktır. Burada yapılacak başvuru ile heyet durumu inceleyecek ve uygun bulması ile yapılan dosya masrafı iade edilecektir.

Hakem heyetinin verdiği karar neticesinde bankalar kişilere dosya masrafını iade etmek zorundadır. Ancak bankalar bu işlemi hemen yapmamakta ve uzun süre bekletmektedir. Bu durumu yaşamamak için avukat aracılığı ile alacağın icraya konulması işlemi ile kısa sürede yasal faizi ile banka ödemeyi yapmaktadır. Alınacak dosya masrafı iadesi almak konusunda avukatlar sizlerden herhangi bir ücret talep etmemektedir. Alınacak ücrete müteakip avukatın bedeli de bankada veya ödeme yapacak kurumdan tahsil edilecektir. Bu sebeple ödemelerin daha kolay bir şekilde alınması konusunda avukatlardan yardım alınması avantaj sağlamaktadır. Birçok insan son 10 yıl içerisinde birçok kredi çekmiş ve dosya masrafı olarak birçok ödeme yapmıştır. Bunların iadesi için avukatlardan yardım alınması ile ödemeler olayca alınabilmektedir.

Boşanma Süreci Nasıl Olur?

Boşanma Süreci Nasıl Olur?

Evli çiftler birçok farklı sebep ile evlilik birliğinin bozulduğunu düşünerek boşanma sürecini başlatabilmektedir. Boşanma konusunda birçok farklı sebebi olması nedeni ile boşanma davalarının da bir farklı türleri olmaktadır. Bu sebeple de her boşanma avukatı farklı şekilde seyredebilmektedir.  Bu konuda boşanmayı düşünen çiftlerin veya eşin boşanma konusundaki nedeninin hukuki bir dayanağı olduğunu araştırması gerekmektedir. Boşanma sebebinin 4721 sayılı Medeni Kanun’da belirtilen hukuki durumlardan biri olması durumunda boşanma davası açılabilecektir. Bu durum da iki eşin boşanmayı istemesi, aldatma nedeni ile boşanma, çekişmeli boşanma ve terk nedeni ile boşanma gibi birçok farklı dava türü arasından hangisinin uygun olduğu da belirlenmelidir.

Boşanmak isteyen çiftler veya eş boşanma konusundaki hukuki durumun netlik kazanması için bir boşanma avukatı ile görüşmesi ve durumu anlatması yararlı olacaktır. Bu sayede boşanma türü ve ne gibi işlemlerin yapılması gerektiği daha net olarak bilinecektir. Boşanma davalarında iki eşin anlaşması ve mal varlığı ile varsa çocuğun velayeti konusunda fikir birliği yapması anlaşmalı boşanma türüne girmektedir. Bu durumda iki taraf da anlaşmalı boşanma için dilekçe ve boşanma sözleşmesi hazırlamaları gerekmektedir. Bu şekilde başvuru yapılması sonrasında taraflardan birinin itirazı ile dava yine çekişmeli boşanma davasına dönebilmektedir. Boşanmak için taraflardan birsinin herhangi bir konuda rıza göstermemesi durumunda da çekişmeli boşanma davası açılmaktadır.

Her iki boşanma türünde de bir boşanma avukatı tarafından tüm evrakların ve sözleşmelerin hazırlanması ileride ve dava süresinde sorun yaşanmamasını sağlayacaktır. Boşanmak konusunda ilk önce boşanma avukatı hazırlanmalıdır ve bu eşlerin son altı ay ikamet ettikleri bölgedeki Aile Mahkemesine verilmelidir. Eğer bölgede aile mahkemesi bulunmuyor ise Asliye Hukuk Mahkemesine vermeleri gerekmektedir. Boşanma davalarında mal rejimi veya aldatma nedeni ile boşanmalardaki ispat konusunda deliller ve tanıklar hazırlanmalı ve mahkemeye bu şekilde başvurulmalıdır. Çocukların velayeti konusundaki anlaşmazlıklar konusunda da tarafların mahkemeye sunacakları delil ve tanıkların önceden belirlenmesi ve dava sürecinin önceden planlanması gerekmektedir. bu durumlar için de boşanma avukatları ile davaların yürütülmesi önemli olmaktadır.

Boşanma Davası Nasıl Gerçekleşir

Boşanma Davası Nasıl Gerçekleşir

Hayatın içerisindeki en büyük kurumlardan olan evlilik müessesi, bazı durumlarda çatırdar ve varlığını devam ettirme özelliği maalesef ki kaybeder. Yaşanan kayıp sonucunda açılan boşanma davası, yeni umutlara yelen açabilme şeklinde dile getirilirken; birbirinden farklı tanımlamalar ile karşımıza çıkar. Boşanma davasından ilk olarak anlayacağımız şey, durumun tahmin edildiği kadar basit değil; bu alanda uzmanlık gerektirecek kadar karmaşık yapısının olabileceği şeklinde ifade edilebilir.

Farklılıklar!

Yaşanacak olan boşanma davası,

  • Antlaşmalı
  • Çekişmeli
  • İtirazlı

Gibi birbirinden farklı şekillerde olabilir. Boşanma davasının görülmesi sırasında taraflar birlikte hareket ederse karşılıklı antlaşma sağlanır ve boşanma davası oldukça kısa süre içerisinde gerçekleşir. Velayet, mal paylaşımı, miras, tasarruf planları gibi konular; boşanmanın uzlaşma tablosu içerisinde yer alır; ama her boşanma sürecinde değerlendirilmek zorunda olmaz.

Çekişmeli bir şekilde yaşanacak olan boşanma süreci, tarafların boşanmayı kabul etmesine rağmen; uzlaşı noktasında sıkıntıya düşmesiyle vuku bulur ve mevcut karışıklık son bulana kadar dava süreci içerisinde devam eder. Her iki taraf da boşanmak ister; fakat mal paylaşımı, velayet, tasarruf durumu gibi konularda anlaşmazlık hasıl olabilir. Bu durumda çekişme durumu görülür; görülen durumun çözümü adına ara bulucu kişiler devreye girebilir.

İtirazlı boşanmanın temel karşılığı, bir tarafın boşanmak istemesine rağmen; diğer tarafın bu konuda farklı düşünmesi biçiminde dile getirilebilir. Boşanmak istemeyen taraf, kendince haklı sebepler yaratırken; bu durum, boşanma sürecine kesin olarak ket vurmaz. Elbette yaşanacak olan boşanma sürecinde tarafların söylemi, hakimin görüşü gibi faktörler belirleyici olarak süreci gideceği yöne doğru yoğurur.

Sonuç!

Boşanma davasını başarılı bir şekilde gerçekleştirebilmek adına alanında uzman bir avukattan yardım alınması, çok büyük önem taşır. Bu konuda araştırma yapar, sizin için doğru kişiyle iletişime geçebilirsiniz. Boşanma davasının gerçekleşmesi için atılacak olan ilk adımın dilekçe vermek olduğunu düşünürsek, alınacak olan uzman yardımının ne kadar gerekli olduğu bir kez daha ortaya çıkar; çünkü verilecek olan doğru dilekçe, dava süresince elinizi güçlendirecektir. Son söz olarak dile getirilecek mevzu, boşanma adına verilecek dilekçenin boşanma tipine göre farklılaşacağı ve boşanma süreç ile ücretinin de mevcut farklılaşmadan nasibini alacağı şeklinde söylenebilir.

https://ilkayuyarkaba.av.tr | Avukat | Arabulucu Avukatlar | Ankara Arabulucuk | Ankara Arabulucular | Ankara İcra Avukatı | Ankara Boşanma Avukatı | Boşanma Avukatları | Dosya Masrafı İadesi |